MODERN ERKEKLİK: KADINLARA YAKINLAŞMAKTA YENİ BİR PARADİGMA

Kadınların dikkatini çekmek ve onlarla daha güçlü bağlar kurmanın, çoğu zaman göz ardı edilen gerçek yolları

9 - Erkekliğin Kadın Zihinlerinde Onaylanma Serüveni: Özveri ve Duygusal Zekâ

<< Önceki Bölüm

Tüm Bölümler    |    Okumaya İlk Bölümden Başlayın!

Yazı: ALTAR BAYKAL

Merkezden biraz uzaklaşalım. Olağan şartlarda kadınlar erkeksi gücü -yine ya bilinmeyen, ya da bilinmezden gelinen bir gerçek- fedakarlık (yani karşılıksız vermek) olarak da yorumlarlar. Özverili olmanın kadınlar üzerindeki inanılmaz etkisi, erkeklerden ataerki tarafından saklanmış en büyük sırdır.

Kadınlar para, mücevher, lüks yolculuklar veya şık restoranları ASLINDA erkeği -belki de kendileri de bilmeden- sınamak adına talep ederler. İşin eğlence (eğlenme arzusu) yanı da vardır… kadınlar zevkli ve kolay yaşamları seçerler, ancak söz konusu beklentinin yoğun olduğu sürede bile erkek sınanmaktadır. Erkeğin çok değer verdiği bir meta olan paradan kadın için fedakarlık edebilmesi, kadın beyninde erkeğin güçlü olduğu yönünde çok önemli bir onay noktası var eder. Bu sınavı geçen ve BENİMSENEN erkek (ki, biraz uzunca bir zaman alabilir), kadınların nasıl -akıl almaz biçimde- fedakar olduklarını DAİMA görecektir. Kadınlar -para benzeri ögeler dahil- paylaşmıyorlarsa beyinlerinde kabul etmemişlerdir. Kabul edilmeyen kişi yasal eş bile olabilir.

Yine önemsenmeyen ama kadın beyninde erkeğin gücünü onaylatan bir diğer kavram, duygusal zekadır.

Duygusal zeka;
- başkalarının duygularını fark etme, anlama gözlemleme, ayırt etme ve yönlendirme yeteneğidir,
- kendi duygularını tanıma, güçlü ve zayıf yönlerini bilme ve bunları geliştirme çabasıdır,
- duyguları ve içgüdüleri kontrol edebilme, pozitive edebilme, böylece stresle başa çıkabilmedir,
- ve bence en önemli nokta: iletişim ve ilişki kurabilme; çatışma çözme becerisidir.
Adı geçen şıklardaki belirgin başarılar kadınlarda güçlülük kavramına gönderme yapar.

"KAdınlarla güzel ilişkiler kurmak için "Duygusal zeka sahibi ve özverili olma gerekliliği" adı verilebilecek olan gerçeğin erkeklerden gizlenmesi; bizlerin "savaşçılık, cesaret, kahramanlık" benzeri nadiren aktive edilmesi gerekli olan kalıpları ön plana alarak yetiştirilmemiz, beynimizin gerçek erkeklikten büyük ölçüde saptırılmış olması, kadınlarla ilişkilerimizin acınacak kadar kötü olmasına neden olmuştur. Böylece aşk ve flört ortamı zevk kadar acı dolu süreçlere de çevrilmiş, daha da kötüsü, bu yapı doğal sanılmaya başlamıştır.

Aşk ve ilişkiler tüm ezoterik disiplinlerde mutluluk planeti Venüs ile sembolize edilir.

Çok önemli bir nokta: Venüs ataerkide belletildiği gibi sadece aşk, güzellik, mutluluk planeti DEĞİLDİR. Bu pozitif nitelikler sadece birer sonuçtur. Venüs aslında UYUM VE DENGEyi yönetir. İlişkilerde yaşanan her sorun ise kadın/erkek arasındaki söz konusu uyum ve dengede bir problem olduğunun (Venüs'ün/aşkın bulunmadığının) işaretidir.

Belki de "uyum ve dengeyi bozan belki ben değilim, partnerim?" şeklinde bir soru aklınızdan geçebilir. Yanıtım ise "Venüs kadınları sembolize eder, biz erkekleri ise savaşçılık olarak nitelenen Mars" olacaktır. Sorun kaynağı büyük ölçüde erkektir.

Şimdi de bana "Sizi takip ediyorum, anlattığınız pozitif erkek kavramını anladım ve böyle biri olduğumu düşünüyorum; oysa hala da ilişkilerimde sorunlar yaşıyorum, kadınlarla da yakınlaşma sorunlarım var" diyebilirsiniz. O zaman da yanıtım "Biz erkeklerin dizayn ettiği sistem içinde yaşarken bireysel çaba -çok değerli olsa da- her zaman yeterli değildir. Sistemin dışına çıkmanız ve farklı doğruları öğrenmeniz gerekir" olacaktır. Farklı bir söyleyişle: Beyninizde ataerkil değerlerle yaşarken, kadınlara doğru davranmak her şeyin kurtarıcısı pozitif enerjiyi celp etmeye yeterli gelmeyebilmektedir.

Toparlayayım: Bildik değil, yukarıda anlattığım şekilde güçlü olan erkek, doğal dengelerin tek yanını realzie ettiği için karşısına kendisini dengeleyecek mükemmel partnerlerin çıkması KAÇINILMAZDIR. Bu işin gerisinde basbayağı fizik (kuantum fiziği) vardır. Evren, tüm gücü ile (tüm engelleyici farktörlere rağmen) pozitif denge kurmaya (eşleştirmeye) programlıdır.

<< Önceki Bölüm

Tüm Bölümler    |    Okumaya İlk Bölümden Başlayın!

Ana Sayfa    |    Altar Kimdir?    |    Kitapları    |    Yazıları    |    İletişim


Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal    |    Copyright © 2023 -