MONS PUBİS: VENÜS'ÜN MÜHRÜ, TANRIÇANIN KUTSAL TEPESİ

Kadınların bedeninde yeni bir zevk bölgesi var etmek

1 - Venüs Tepesinin Gizemi: Anatomiden mitolojiye uzanan bir yolculuk

Yazı: ALTAR BAYKAL

Konuya girmeden çok önemli bir noktanın altını çizeyim.

Bazı okurum hanımlar bu bölümdeki bilgilere eriştikten sonra kendi bedenlerinde denemeler yapacak; hatta okurum erkekler de partnerlerinde belli ederek veya etmeden işi biraz kurcalayacak(!) olabilirler.

Ama dürüst olayım, sonuçta bir başarısızlık yaşayıp yaşattıklarına adım gibi eminim! Ne yazık ki mons pubis çağdaş kadın bedeninde nötrdür.

Bu yüzden "Cık, böyle şey yok. Ben kendi vücudumu bilmez miyim?" mood'una (ruh haline) girmeden önce lütfen denemelerinizi ilerdeki bir video ile anlatacağım teknik bölüme kadar erteleyin.

Diyelim ki ben yanıldım. Mons pubis uykuda değil, tamamen hissiz. O zaman konuya "Gölgelerin gücü adına! Ben sekste uzman bir erkek olarak klitorise yakın bu mahalde yeni bir zevk bölgesi var edeceğim" yaklaşımı ile girin. 3 - Sinaptik Plastisite İle Kadın Bedeninde Yeni Zevk Bölgeleri Açmak adlı yazımda anlattığım gibi kadınların bedenleri süreğen uyarılarla hassaslaşabiliyor.

GİRİŞ

Mons pubis hakkında uzun-uzadıya konuşacak, ilginç ve çarpıcı şeyler göreceğiz ama önce klasik bir giriş yaparak anatomi ile başlayalım.

Kalça kemikleri içinde, tıpta adına os pubis denilen bir kemik vardır. Buna "pubik kemik" ya da "kasık kemiği" de denilir. Latince bir terim olan Mons Pubis, mons > dağ; pubis > pubik bölge (kasık kemiği) sözcüklerinden müteşekkildir. Kısaca mons pubis, pubik kemiğinin üzerindeki yağ dokusudur.

Mons pubis fazla önemi ve popülaritesi olan bir yer değildir, üzerine araştırma yapılmamıştır; cinsellikte (ya da başka alanda) kullanımı yok gibi bir şeydir.

Oysa popüler kültürde -antik, anaerkil çağlardan kalma- çok çarpıcı (hatta önemli) bir adı vardır: Göbeğin altındaki bu hoş çıkıntıya insanlar "Venüs Tepesi" demişlerdir.

Venüs, Romalıların aşk tanrıçasıdır. Yunanlıların Yakın Doğuya ait anaerkil tabanlı mitleri kaparozlayıp, kafalarına göre takılarak (ataerkil bakış açısı ile) yeniden yazdıkları mitolojide Venüs, iyiliğin ve güzelliğin en mutlak görüntüsü ve var edicisi olarak tapınılan- Ana Tanrıça'nın Afrodit'ten daha bir gerçeğe yakın versiyondur. Bu tepeye ise Venüs'ün adı verilmiştir.

Üstelik "Venüs Tepesi", sadece dilimize özgü değil; global olarak benimsenmiş bir addır:
İngilizce’de Venus Mound (Venüs tümseği/tepesi) veya Venus spot,
Fransızcada Mont de Vénus,
İtalyancada Monte di Venere,
İspanyolcada Monte de Venus,
Almancada Venushügel,
Hollandaca Venusheuvel
İsveççe Venuskulle
Ukraynaca ?????
olarak adlandırılmıştır.

Latincede bile Mons Veneris (yani Mons, dağ; Veneris, Venüs’e ait) şeklinde bir söylenişi vardır.

Bilimsel ortamda ne işe yaradığı hakkında kesin bulgu elde edilemediği için varlığı hakkında farklı teoriler ortaya atılır; bunlardan ikisi aşağıdadır.

- Mons pubis yağının işlevinin pubik kemiği koruduğu söylenir.

Oysa bedende böyle "yağ ile korunan" başka bölge yoktur; mons pubis, yağ dokusuyla kemik koruyan tek anatomik yapıdır. Vücudun diğer bölgelerinde yağ dokusu genellikle kasların ve organların çevresinde bulunur; doğrudan bir kemiği koruma işlevi taşımaz.

- Adının aşk tanrıçasının adı içermesi de ataerki tarafından -her zamanki gibi- mantıklı(!) nedenlere dayatılır; bölgeye Venüs adının verilecek kadar önemsenmesi görsellikle bağdaştırılır. İddiaya göre bu bölge, kadın bedeninde çekicilik ve dişiliğin vurgulandığı bölge olduğu için aşk tanrıçasının adını almaktadır.

Fakat hemcinslerime sorayım: Hiç kadınların çekicilik ve dişiliğini (hem de aşk tanrıçası adı ile taçlandıracak kadar önemli şekilde) mons pubis olarak gördüğünüz oldu mu? Yoksa çekici ve dişi olarak algıladığınız yer vulvanın kendisi midir? Bana sorarsanız mons pubisi çokluk belki fark bile etmediniz.

Ataerki bu gizemli bölgeyi genelde "koruyucu yağ dokusu" olarak geçirmeye çalışsa da mons pubis hormonal etkiler ile gelişmektedir! Çocuklarda yoktur. Ergenlikte kıllar belirmeye başladığı zaman o da var olmaya koyulur. Bu durum ise onun cinsellikle ilgisi olduğunun kanıtıdır.

Bir ilginç nokta daha: Mons pubisin altındaki pubik kemik erkeklerde bulunsa da, üzerinde kadınlarınki gibi yağ dokusu yoktur. Bu demektir ki bölge kadınlara özeldir.

Gördüğünüz gibi pek çok gariplik vardır konuda. Bölgenin neden bir aşk tanrıçasının ismiyle anıldığı ve gerçekte neden var olduğu hakkında hiç te açık bir veri bulunmamaktadır.

Söz konusu gizemin nedeni ise kadın anatomisinin tarih boyunca ataerkil kültür tarafından bastırılmış, keyfi şekilde (işin traji komik yanı: bilime dayandırılarak) şekillendirilmiş ve haz hakkı elinden alınmış olmasıdır.

19. yüzyıl, hatta 20. yüzyılın başında dahi etkin olan bu anlayışın en çarpıcı örneği klitorisin bile tıpta çok geç ciddiye alınması, anatomi çizimlerinde daima küçültülmesi, içyapısı -bilindiği halde- görsellerde yer almaması, kadının haz merkezi olduğunun konuşulmasının bile tabulaştırılmasıdır. Neden açıktır ki erkeğin zevkini okşamaktır. Erkek penisini vajinaya sokar… rahatlar… ve gerisini düşünmez. Oysa kadının da rahatlamasını sağlayan bir mini penisi, Freud gibi penis demeyi geçelim, zevk merkezi vardır… o da klitoristir. Bu zevk merkesine el sürülmez; kadın orgazm olmaya dolaylı yollardan -zar/zor- erişmeye çabalamak zorunda kalır.

Klitoris hakkında bilgi edinmek için Vulva Masajı Teknikleri: Klitoris ve vajina için sıra dışı manuel teknikler adlı kitabıma başvurabilirsiniz.

Klitoris bir küçük düğme değil, içeri doğru yayılan büyük bir organ olduğu gerçeği anatomiye sadece yarım asırdan kısa süre önce girmiş olması kadınların -izninizle bu sözcüğü kullanacağım- "çektiklerinin" kanıtıdır.

Klitoris gibi apaçık ortada olan ve kadınların değerini bilip, önemini bir sürü erkeğe anlatamadıkları organ bile yok edilmeye çalışmışken, mons pubis'in yok sayılmasındaki kolaylık anlaşılmaz değildir.

İşte bu yazımda ise size -deneyimlerime dayanarak- (çok kadındaneredeyse nötr olan) bu bölge hakkında ana akımdan farklı şeyler anlatacak,
- mistik bağlantılarından söz edecek,
- uzun vadeye yayılmış şefkatli, süreğen ve bilgili uygulamalarla kadının arzu bölgeleri skalasına yer alacağını göstermeye çalışacak,
- onu nasıl "uyandıracağınızdan" teknik ve görsel şekilde (video ile) açıklayacağım.

Kolay değil; zaman alacak. Ama ey "ülkeler fethetmek"le övünen hemcinslerim. Bir kadını fethetmenin, ülke fethetmekten daha rantabl olduğunu öğrenme vakti gelmedi mi? Hem masal bile uykudaki prensesin sadece en muhteşem (hem güzel, hem serüvenci) prens tarafından uyandırıldığını anlatmıyor mu? (Bkz. 2 - Cam Tabuttaki Kadın Bedenleri: Beyaz atlı Seks Prensi Olmak)

= DEVAM EDECEK =

Ana Sayfa    |    Altar Kimdir?    |    Kitapları    |    Yazıları    |    İletişim


Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal    |    Copyright © 2023 -