TAVIR: DİKKATİ ÇEKMEYEN ERKEKLER İÇİN ETKİLİ STRATEJİLER

6 - Erkeksi Konuşma ve Dinleme Sanatı: Ses, Stil ve Alan Yönetimi

<< Önceki Bölüm

Tüm Bölümler    |    Okumaya İlk Bölümden Başlayın!

Yazı: ALTAR BAYKAL

Ancak tabidir ki her şey ses tonu ile sınırlı değildir. O ses tonunu uluma ile kullanmadığımız, kelimelerle iletişim kurduğumuz için konuşma adlı olay da çok önemlidir.

Erkeksi konuşma, erkeksi olarak saptanmış bazı kelimelerle/değimlerle, ya da erkeksi vurgu diye empoze eden (bence "darlama"ya benzeyen) biçimde konuşmak değildir. Bir konuşmayı erkeksi (etkileyici) kılan önceki bölümde söz ettiğim gibi ses tonu kadar "stili" de kapsar.

Bu konuda bazı bilgiler vereyim:
- Az ve öz konuşun. Cümleleriniz kısa tutun. Mesajı olabildiğince doğrudan verin. Dolambaçlı cümleler kullanmayın. Şey, yani, hani benzeri gereksiz kelimeleri atın.
- Duraklama kullanın; bazı cümleler arasında 1-2 saniyelik duraklar koyun. Sessizliği korkmadan kullanın. Sessizlik güçtür.
- Vurgu kullanın. Önemli kelimeleri hafifçe bastırarak söyleyin.
- Her zamankinden bir "tık" daha yavaş konuşun.
- Duruşunuzu doğru saptayın.
Omuzlar geride, başı biraz yukarıda tutun. (Düşük omuzlu ve gevşek bedenli durmayın.)
Elleri gereksiz hareket ettirmeyin.
Ayakta duruyorsanız ağırlığınızı iki ayağa eşit verin.
- Konuşurken sabit bir göz teması kurun.
- Dinlerken;
gözünüzü yere indirmeyin,
sürekli sağa-sola bakmayın,
gözünüzü ayırmadan sert veya donuk şekilde de bakmayın,
kaşlarınıza hakim olun, nötr kalmalarına dikkat edin,
arada başka tarafa bakın, sonra yeniden göz teması kurun.

Bu anlattıklarımı çalışın, kimliğinize perkitin… yoksa yapmacık olabilirsiniz.

Ancak bir hanımı (ya da erkeği) uzun süre dinlediğinizde Karşı taraf konuşma alanını ele geçirir. Kişi giderek kendini daha güçlü hisseder. Böylece pasivize olabilirsiniz.

Ancak şunu da unutmamak gerekir: Kadınlar dinlenmek isterler. KOnuştukça rahatlarlar. Rahat olan kişinin "kapısı" aralıktır.

Ayrıca dinlenmek onları güvende hissettirebilir. Kendini güvende hisseden daha fazla yakınlık duyar. Yakınlık, çekim demektir. Bu demektir ki kadınları konuşmaya teşvik etmek önemlidir. Hepsinin ötesinde az konuşan erkek daha gizemli görünür… ki, kadınların çoğu meraklıdır. Deneyimlerime (hatta yaşadığım "yakalanmalara" dayanarak iddia ediyorum: Kadınlar dedektif olmalıdır.

Yani dinlemek, bir kadının yaklaşmasını sağlayabilir; ancak bu süreci “pasif dinleme” değil; erkeksi dinleme haline koymaya çalışmak gerekir.

İşte söz konusu sonuç için önerilerim:

Dinlemeniz uzun sürecekse arada "devam et, öyle, anlaşıldı, güzel" benzeri bazı (genelde söyleneni onaylayıcı) kelimeler söyleyin. Böylece karşınızdaki kadının anlattıklarına odaklanıp, beyninde sizi ikinci plana tamasına fazla ortam sağlamayı. Ancak kesinlikle "aa… öyle mi, cidden mi, yok ya, diyosun" benzeri ergen lehçesi kullanmayın.

Konuşmanın ritmini ve gidişatını -az konuşarak- siz yönetmeye çalışın. Gerektiğinde konuşmayı kesecek ya da konu değiştirecek (belki bir soru ile de olabilir) ağırlığı kaybetmeyin. Mümkünse son cümleyi siz söyleyin.

Arada sırada -dinliyormuş görünümünden hiç kopmadan, söylenenleri aklınızda tartıyormuş gibi - gözünüzü başka tarafa -örneğin yere- çevirin. Bu tavır iletişimden koptabileceğiniz tedirginliğini var edebileceği için aklı konuşmasına odaklanmış olan kadın yeniden dikkatini size verecektir.

Dinlerken duruşunuz muhakkak sabit olsun. Ağırlığınızı iki ayağınıza eşit dağıtın.

Özetle: Etkilemek istediğiniz kadını dinlemek önemlidir; bu bağ kurabilir. Ancak dinlerken pasivize olmamak çok önemlidir. Yoksa karşınızdaki kasnın sizi görmez olur… beyinde "pek de önemli olmayanlar" klasörüne atar. Dİnlemek önemlidir… ama her şeyi belirleyecek olan nasıl dinlediğinizdir.

<< Önceki Bölüm

Tüm Bölümler    |    Okumaya İlk Bölümden Başlayın!

Ana Sayfa    |    Altar Kimdir?    |    Kitapları    |    Yazıları    |    İletişim


Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal    |    Copyright © 2023 -