|
KLASİK TARZIN ERKEKSİ VE SEKSİ ÇEKİM GÜCÜ: UNİSEX’E KARŞI SAF MASKÜLEN AURA7 - Saat: Gürültülü Gösteriş Değil; Sessiz Prestiji Sunması Gereken Stil Ögesi<< Önceki BölümTüm Bölümler | Okumaya İlk Bölümden Başlayın!
Yazı: ALTAR BAYKAL
Saat, nice olağan tarzda yaşayan; şıklık, klasik stil, dikkat çekmek gibi konularla yakın olmayan… ama hala da ortamlarına bir imza atmak isteyen erkeklerin kullandığı bir obje. Bu yüzden yazının konusu olan "Klasik stil karizmadır" anlayışına yakın değil. Sözlerimi daha basit şekilde dile getireyim: Artık pek çok erkek saat ile (ve de saati pahalı ve moda kapsamda seçerek) prestij kazanma arzusunda. Yani amaç saat aracılığı ile seçkinliğini ve zevkliliğini değil, zengin olduğunu kanıtlamak. Oysa aşırı pahalı ve moda saatler kişiyi "Saat tarafından sınıflanan (düzenlenen) adam" klasmanına sokabilir. Bence saat "Hem Zamanı yöneten, hem de saat ile seçkinliğini ortaya koyan eden adam"ı ifade etmelidir. Bu yüzden ben bu bölümde günümüz moda anlayışındaki pahalı saat tutkusu hakkındaki eleştirel görüşlerimi paylaşacağım.
Hemen ekleyeyim: Okuyacaklarınızın mutlak doğrular olduğu hakkında bir iddiam yoktur; hepsi de kişisel görüşlerimdir. Bunun da ötesinde herkesin kendine iyi geleni yapmasının en iyi ve doğru yaklaşım olduğuna inananlardanım. Bu bağlamda ben de kendimce iyi ve doğru olandan söz ediyorum… hepsi bu. Saatin seçimi erkeğin disiplin, kalite, şıklığa düşkünlük miktarının, hatta zarafetinin tanımlanmasıdır… zenginliğinin değil. Bir söz vardır: Herkes en çok sahip olmadıklarından konuşur diye. İşte bence de bu sözdeki gibi saati ile zengin olduğu mesajını veren kişiler aslında pek de zengin olmadıklarını, ya da zenginliği doğal şekilde (yaşayarak) özümleyecek kadar zenginlik geçmişlerinin bulunmadığını göstermiş olabilirler. Pahalı saatler ile kendini ifade eden kişiler bana hep "görmemiş" gibi gelir (böyle oldukları hakkında iddiam yok, bana böyle gelir). Erkek sahip olduklarını -ister objektif, ister sübjektif olsunlar- bağırmaz. Bir diğer deyişle: Gösteriş erkeğe uygun bir özellik değildir… ve bence gösterişe düşkünlük erkeğin kadınların gözündeki prestijini azaltır. Saatin fiyatı o kadar abartılmıştır ki, saatin bileği ya da erkeğin tarzı için doğru seçim olup olmadığı artık kaale alınmamaktadır. Oysa saatin değeri, erkeğin kişiliği ile kurduğu mesajın başarısında gizlidir. Marka odaklı saat bir erkeği "kalabalığa" ("hangi markayı takıyor" ile tetiklenmiş bir güruha) dahil eder. Bu kalabalık -yine bence- bir şekilde "ben de varım" mesajı vermek zorunda hissedenlerin topluluğudur. Söz konusu amaç yanlış da olmayabilir. Ancak bulunan yol pahalı saatse… bu cümleyi bitirmeyeceğim. Karizma ise yığınla sürüklenmekle ilgisiz, topluma kendini kendinin birkaç level rafine hali ile sunmakla ilgilidir. Farklılık karizmatiktir. Farklı olabilmek biraz da güç ister. Bu kadar eleştiri yeterli. Şimdi "nasıl bir saat?" sorusuna gelelim. Bence (bu yazı dizisindeki anlayış kapsamında yanıt veriyorum) deri kayışlı saattir seçilmesi gereken. Daha da önemlisi, kayış kemer ve mümkünse ayakkabı ile uyumlu olmalıdır. Önceki yazılarda zaten söz ettim: deri doğal olduğu için doğal bir cinsellik mesajı içerir. Bu nedenle kemer, ayakkabı, saat kayışı üçlüsü aynı maskülen kökene bağlıdır. Üçü de birbirleri ile etkileşim içinde karizmayı zarif ama bir o kadar da güçlü (ya da en azından çok az sayıda bulunabilecek) bir etki ile sunarlar. Saati seçerken dikkat edilmesi gereken ikinci nokta bilek kalınlığını dikkate almaktır. İnce bilekli erkekler küçük kasalı, zarif çizgili; kalın bilekliler ise büyük kasalı ve güçlü hatları olan saatleri seçmelidirler. Üçüncü önerim moda olan bir saati ya da pahalı olduğu bilenen bir saatin KULLANILMAMASIDIR. Zenginliği ve kişisel değeri sembollerle anlatmak ucuzluk var edebilir. Onlar biraz arka planda durmalı, sahneye zaman içinde, adım adım girmelidirler. "Adam zaten fakir, ondan bu incileri döküyor; pahalı saat önemlidir" diye düşünen okurlarıma -düşüncelerinde haklı olmasalar da- şöyle yanıt vereyim: Kimseye ucuz saat alın asla demiyorum. Değerli şeyler kullanmak güzel bir ayrıcalıktır. Benim de mütevazi denilebilecek spektrumda pahalı saatlerim var. (Bunlardan biri mp3 player'ı bile olan, bir arkadaşımın "Bu yumurta da pişiriyor mu?" diye bana takıldığı bir spor saat; bir orta segmentte metal kayışlı Pierre Cardin saat ve bir de deri kayışlı altın kaplama Cardin saat.) Ancak pahalı saat alacaksanız moda olan bir markadan -bence- seçmeyin.
<< Önceki Bölüm Tüm Bölümler | Okumaya İlk Bölümden Başlayın!
|
| Ana Sayfa | Altar Kimdir? | Kitapları | Yazıları | İletişim |
| Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal | Copyright © 2023 - |