|
BANGKOK'ta BİR BATAKHANE
30 - FREAK SHOW’DAN, BİR KADINLA HAYATI DEĞİŞTİREN KARŞILAŞMAYA
(18+ İçerik)
Yazı: ALTAR BAYKAL ENGİN ANLATIYOR Ancak yaşadığım bu süreçte kadınları impotans olsam da mutlu edebilmek, onlara tanımadıkları duyguları verebilmek, bana insanca, ya da psikolojik kökenli diyeyim, bir doyum verse de bedenim açtı. Erkekler hayatımda sayıca kadınlara oranla çok fazla sayıdalardı. Seziyordum, hissediyordum; erkeklerle olduğum sürece ereksiyon olmam, hatta bedenlerini çok, ama çok çekici bulduğum kadınlarla bile ereksiyon olmam, imkansızdı. Küsen bedenim değil beynimdi. Bana "Burası bizim yerimiz değil, buradan çıkmamız gerek" mesajını bu şekilde vermekteydi. Böylece beş yıl geçti; kapısında neon ışıklarla "Sexy Freak Show" yazan mekan giderek evim oldu. Dansçılar geldi, gitti… ben hep kaldım; hiçbir terslik yaşamadım. Polisle olan birkaç ufak pürüzü Suda muhteşem şekilde hep halletti; biz artistlere yansıtmadı. Şovumu da, önceden de söylediğim gibi, zamanla değiştirdim. Kimi zaman antik Mısır müziği ve dekoruyla, kimi zaman ise -ki asıl sevdiğim tarz buydu- sakinleştirici müziklerle, çiçekler arasında dans etmeye başladım. Böylece erkeklerin ilgisi giderek dibe vurdu… kadınlarınki arttı! Sahneme para olmasa bile, peçetelere yazdıkları gerçekten beni mutlu eden, gönül okşayıcı sözler atıyorlardı. Örneğin "Her zaman bu kadar güzel misin, bu bir rastlantı mı?" ya da "Seninle günüm güzelleşti" veya "Gözlerinin bakışında eridim" benzeri mesajlar beni paradan daha mutlu ediyordu. Bu birbirine biraz da benzer günlerle dolu beş yılda gece hayatının ortasında, seks ortamında, bir çeşit aseksüel kimlik ile yaşıyordum. Şikayetim yoktu. Rikkat hala ile birlikteyken gerçek monotonluğa alışmıştım. Bu hayatım, o hatırlamak istemediğim geçmişle kıyaslanınca jet sosyete yaşamı gibiydi. Başta arada halama para yolluyordum; kısa telefon görüşmeleri yapıyorduk. Ona kaçak şekilde garson olarak çalıştığımı söylemiştim. Kısa süre sonra para yollamamanı istedi. Giderek konuşma sayımız da azaldı ve iki yıl içinde sıfırlandı. Sonunda gerçek ortaya çıkmıştı: Ne o benden haber almak istiyordu… ne de ben ondan. İkimiz de ortak arzusu birbirimizi unutmaktı. Bu -kulağa garip gelse de- kapısında "Freak Show" yazan gece kulübündeki dans ve seks içinde olsa da bana mutlu bir akış gibi gelen süreç bir kadının odama gelmesi ile sona erdi. Onu gördüğümde ilk dikkatimi çeken şey bakışları oldu: Korkusuz, analitik, bir ölçüde pervasız, hatta meraklı… Bana dikilmiş -bir kadına yakışmayacak kadar gözlemci- bu bakışlar beni irkiltti. Onlarda diğer kadın müşterilerimde görmeye alıştığım hayranlık, çekingenlik, neşe, eğlence beklentisi benzeri çeşitli duyguların, hatta kadınca sıcaklığın izi yoktu. Bu kadının alışılmadık bir karakter olduğu belliydi. Kafasına koyduğunu yapmadan işin ucunu bırakmayacak biri… Ama heyecanlıydı… hatta bu bakışları var eden kişiliğe uymayacak kadar heyecanlı… Göz göze geldiğimizde gözlerinden -biraz teatral olacak ama- "alevlerle dolu" diyebileceğim bir enerji fışkırdı sanki. İçimde tuhaf bir ürperti gezindi. Bu gözlerden çekindim… gözlerimi kaçırdım… garip şekilde oradan uzaklaşmak isteği ile doldum… çünkü içimdeki bir his bana karşımda durmakta olan kadının benim hayatımda önemli bir rol oynayacağını, hatta değiştireceğini fısıldamaktaydı. Hemen bu temelsiz, mantıksız, mesnetsiz ve rahatsız edici duyguları kafamdan atarak profesyonel kimliğime atladım. Fazla oyalanmadan kadın müşterilerimin genelini rahatlatan, yanaktan öpüş ve sarılma ile başlayan rutini uygulamaya koyuldum.
Oysa ilk saniyelerde girişimlerimi hemen engelleyeceğini ve sadece konuşmak için para verdiğini söyleyeceğini şaşkınlık içinde görecektim.
|
| Ana Sayfa | Altar Kimdir? | Kitapları | Yazıları | İletişim |
| Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal | Copyright © 2023 - |