|
BANGKOK'ta BİR BATAKHANE
26 - MİLGRAM DENEYİ İLE YUMUŞAKLIĞIN VE HOŞGÖRÜNÜN ERKEK RUHUNDAKİ YANKISI!
(18+ İçerik)
Yazı: ALTAR BAYKAL ENGİN ANLATIYOR Ancak ilginçtir, söz konusu batılı müşterilerimin neredeyse tümü kendilerinden -yani eleştirerek söz ettiğim yanlarından- hoşnut olmamakla kalmamaktaydılar; dahası, bu yapıyı ağır bir yük gibi taşımaktaydılar. Zekiydiler ve olumsuz karakter özelliklerinin kayıplara neden olabildiğini görebiliyor, kurtulma yolları arıyorlardı. Sözlerimin kanıtı ise devamlı müşterilerimin onlara bazı "farklı" diyebileceğim tutumlarım sonucu (ki, bu yöntemi Siam'da kons olarak çalışırken de uygulamıştım) dikkat çekecek kadar değişmeleriydi. Ben fahişe olsam da, aslında bir entelektüeldim. O yıllarda ülkemde yeni tanınmakta olan internet, Tayland'da yaygındı. Ben de okuma alışkanlığımı sürdürmüş, sık sık internet kafelere gitmeye başlamıştım. Bu beyin yapımı, yani bilginin bana mutluluk vermesini de Rikkat halaya borçluydum. (Ona sürekli -herşeye rağmen, yani onun hakkındaki çok rahatsız edici kuşkularıma rağmen- içimden teşekkür ettiğimi de ekleyeyim.) Bilgi altyapımla müşterilerime kılavuzluk etmeyi ve onları daha sakin ve özverili davranmaya yönlendirmeyi giderek başarmaya koyuldum. Kalıtımsal ve kültürel yönlendirme ne olursa olsun, her insanın içinde onlardan daha köklü bir iyilik özü kesinlikle vardı. Kimilerinde daha saklıydı… ama vardı. Önemsiz sanılan bir dokunuş, çok önemli değişimler var edebiliyordu. Anlattığım "dokunuşlar"a en hoş geri dönüşleri ise Türk erkeklerinden almaktaydım. Yumuşaklığa, anlayışa, hoşgörüye ve sıcaklığa -kelime yerinde ise- sanki "açtılar". Kararlı biçimde uygulanan "alttan alan" veya affeden tutum karşısında o itici maskeleri eriyip gidiyordu. Daha ilginci, pek çoğu bir erkek eskortla arkadaş olma isteği ile doluydular. Garip şekilde "Evde fahişe, sokakta kanka" arayışındaydılar. Bana öyle geliyordu ki, erkek fahişeler veya trans kadınlara olma nedenleri gizli eşcinsel eğilimlerinden çok, aslında kaba-saba olsa da, arkadaşlık ortamındaki rahatlığa ve de arkadaşlık kavramının sıcaklığına düşkün ruhları ile ilgiliydi. Osmanlıdan gelen biseksüel potansiyelleri de vardı… Bu karma, nice kadının tanımadığı bir karakter yapısı oluşturmaktaydı. Bir gün, çok sert bir müşteri fizyolojik olarak dayanma sınırımı zorladığında, "Is there another way to do this?" deme cesaretini elde ettim. Bu yaşadıklarıma son vermek için her şeyi deneyebilirdim. Müşteri ise bana cevap vermeden üzerinde olduğumuz divanda oturma pozisyonuna geçti, dizlerini ayırdı ve önünde yere diz çökmemi işaret etti. İstediğini anlamıştım. Eğer bu işte başarılı olursam, acı çekmekten kurtulma şansını elde edebilirdim. Bütün algımı açtım, beynimi ful kapasite çalıştırmaya başladım. Rikkat hala ile yaşarken elimden düşürmediğim ve cinsellikle ilgili tek erişebildiğim kitaplar olan ansiklopedilerden edindiğim bilgileri hislerimi de kullanarak toparladım, yapmam gerekenleri saptadım; ayrıca tüm dikkatimle ne yaparsam nasıl tepki geldiğin deşifre etmeye koyuldum. Karşımdaki bedenin farklı hareketlerime verdiği audio veya visual yanıtın kılavuzluğunda ilerlemeye koyuldum. Sonunda müşteri memnun kaldı. Bana güzel bir bahşiş bıraktı. Ben zaten onun beklediğinden (hatta belki de önceden yaşadığından) çok daha fazla mutlu olduğunu çıkarttığı seslerdeki acayiplikten demeyeyim, kibarca "farklılıktan" diyeyim, çoktan anlamıştım. Bir sonraki müşteriye keşfimi ben teklif ettim. Kabul eden oldukça verilen tepkileri ölçerek tekniğimi beklentilere daha uygun hale soktum. Kısa sürede dudaklarım meşgulken ellerimin de zevklere katkıda bulunabileceğini fark edip onları daha farklı (bazen yasak) beden bölgelerinde -bir çeşit masaj tekniği ile- yardımcı şekilde kullanmaya başladım. Sonuç daha da başarılıydı. Bir süre sonra -özellikle çenem kitlenince- ellerime ağırlık vermeye başladım… ve böylece masaj süreci start aldı. Ne de olsa sevgili arkadaşım Celal'den bu konuda bir çeşit görsel ve deneysel eğitim almıştım. Giderek müşteriye sormadan olaya masajla başlamaya koyuldum. Kararlı olunca, "Burada yöntem budur" mesajını hal ve tavrınızla verince itiraz eden çıkmıyordu. Milgram Deneyinin çarpıcı şekilde ortaya çıkarttığı gibi insanların çoğu "önemli" olarak benimsedikleri odaklara itaat etme eğilimindeydiler. Bu nedenle "daha iyi" olduğuna eminseniz bir ölçüde otoriter davranmak gerekliydi. Bütün mesele, zamanı geldiğinde (beklenen pozitif sonuç elde edildiğinde) otoritenin verdiği "kolaylığı" geride bırakıp, yeniden önceki "veren hesap" konumuna dönebilmekti. Ayrıca insanların çoğu kendilerine hizmet edilmesini de seviyorlardı. Başta isteksiz olanlar bile masajdan zevk almaya başladıklarında, olumlu ruhsal duruma geçmekteydiler. Sözün özü, artık olayı -bir ölçüde de olsa- ben de yönetiyordum. Artık hareketsiz yatıp, yapılanlara boyun eğmek zorunda değildim. Bu gelişme benim açımdan büyük başarıydı. Bilgi, sabır, gözlem ve anlayışla ciddi bir aşama kaydetmiştim. Oysa hala aşmam gereken daha önemli bir bariyer, bir sınır, hem de korkutucu bir sınır vardı.
O sınır ise aslında kadınlar ile cinsellik dünyasının kapısıydı.
|
| Ana Sayfa | Altar Kimdir? | Kitapları | Yazıları | İletişim |
| Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal | Copyright © 2023 - |