|
BANGKOK'ta BİR BATAKHANE
15 - İKİ ERKEĞİN SIRADANLIĞIN ÖTESİNDEKİ EĞLENCESİ VE FARK ETMEDİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ Yazı: ALTAR BAYKAL ENGİN ANLATIYOR Günlerimiz neşe ve coşku doluydu. Masajların çerçevesinin "ileri sahfa"ya varmasa da hayli artmış olması arkadaşlığımızı hiç etkilemediği gibi, yakınlığımızı arttırmıştı. İlişkimizde sevgi ve bağlılık yoktu. Birbirimize sarılmak veya başka türlü yakınlaşmak aklımıza bile gelmiyordu. Yaşadığımız, iki erkeğin klasik sınırlar dışında eğlenmeleriydi. Rikkat halanın yanındayken, yalnızlığımı gidermek için evinin kütüphanesine gömüldüğüm süreçte bir kitapta Afrika kabilelerine giden bir misyonerin öğretmeye çalıştığı baskıcı cinsellik doğrularına (örneğin Misyoner Pozisyonuna) ve ahlaki öğütlerine kabile halkının nasıl gülüp alay ettiğini okumuştum. Celal de, ben de, bu vahşi denilen saf ve doğal halk gibi sıradanlığın ötesindeydik; baş döndürücü bir hızla önceki doğrularımla alay edecek düzeye ilerlemekteydim.
Yine de otel odamızın balkonunda tembelce oturup laflarken kendimi tutamayıp aniden sordum: Böyle bir soruyu beklemediği belliydi. Bir şey diyemedi.
Üsteledim.
İnanılmaz mutlu etmişti bu sözler beni. "Çok sağ ol Celal" dedim. "Acayip mutlu ettin beni. Kaç sene kimse yüzüme bakmadı. Sevilmek çok güzel bir şey. Çok, çok sağol." Aklım duracaktı. "B-beni onlar istemdi" diye kekeledim. "Kimse istemedi." Ortamın gerilmesi ve elem kasvet dolacağını sezen Celal buna her zamanki gibi izin vermedi. Onun bu yönüne büyük hayranlığım vardı ve tüm gücümle taklit etmeye uğraşıyordum. Bana ise "düşünmenin yüceliği", yani her şeyin derinine inip, ister istemez bir acı parçası bulup büyütmek öğretilmişti. Celal yerinden kalkarak "Benden bu kadar kanka" diyerek konuyu kapattı ve kaçarcasına, biraz da dediklerine pişman gibi, çok sevdiği banyonun yolunu tuttu. Bir ay doyumsuz ve çabuk geçti, sonunda dönüş zamanı geldi. İlerde beni bekleyen günleri düşündükçe içimde bir katılık oluşmaktaydı. Bu ruh halim ister istemez beden dilime, konuşmama yansıdı. Celal başta neler hissettiğimi anlayamadı, ama sorguladı-sorguladı ve sonunda İstanbul'a dönmeyi istemediğimi öğrendi. İçinde olduğum psikoloji ise onu çok mutlu etti; çünkü o da aynı fikirdeydi. Her zamanki yerinde duramaz hali ile "Daha 30 gün kalma iznimiz var" diye açıkladı. "Turist vizesi 60 gün. 30 bitti, 30 kaldı. Bir 30 daha uzatırız, para konuşur. Nasıl? Geldi mi keyfin?" Bu sefer ben -son zamanlarda edindiğim alışkanlığım gereği- sevinç içinde odanın ortasına gelip pirouetteler ve pas de caht'lar yapmaya başladım. Nasıl da değişmiştim! Bir ay önce bale eğitimi aldığımı ayıp bir şeymişçesine saklayan ben, artık her fırsatta, özellikle sevinç anlarında, bale figürleri yapıveriyordum. Favorim ise grand jete'lerdi. Bazen Celal de bana eşlik etmeye kalkıyor ve ortaya çıkan manzaraya yerlere düşecek kadar gülüyorduk. Celal: "Ama hemen sevinme" diye beni durdurdu; "Bizimkileri İstanbul'a sepetledikten sonra bu otelde daha kalamayız; 3 yıldız filan takılabiliriz anca. Uyar mı?" Ben otel ile fazla ilgili değildim ki. "Hiç önemi değil" diye yanıt verdim. "Parkta bile yatarım burada kalmak için… ve Rikkat halanın yanına dönmemek için." Celal rahatlamıştı. "Vakit nakittir tatlı çocuk" diye ayağa fırladı, "hemen peder beye gidiyom, 1-2 saate haberlerle yüklenip gelirim." Her şey sanılandan kolay oldu. Onun ailesi de, Rikkat hala de biraz daha kalacağımıza hiçbir tepki vermediler. Celal'in ailesi gerçekten çocuklarının hayatın içinde, kendi başına yaşamayı öğrenmesini isteyen kimselerdi… Rikkat hala ise… bilmem ki nedenini… Her ne için olursa olsun, o da kolay kabul etti.
Bangkok’un hareketli semtlerinden birinde, lüks otelin ihtişamından ayrılıp iki yıldızlı bir otele yerleştiğimizde kendimizi bambaşka bir atmosferin içinde bulduk. Oda sade ve dardı; duvarda küçük bir klima, köşede eski bir televizyon, banyoda ise yalnızca temel donanım bulunuyordu. Resepsiyon masasında tek bir kişi görevliydi, kahvaltı ise alt katta basit bir açık büfeydi.
|
| Ana Sayfa | Altar Kimdir? | Kitapları | Yazıları | İletişim |
| Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal | Copyright © 2023 - |