|
BANGKOK'ta BİR BATAKHANE
11 - FANTASİA ADLI YOLCU GEMİSİNDE İLKLER: CİNSELLİK, İÇKİ VE DİSKO
Yazı: ALTAR BAYKAL ENGİN ANLATIYOR Fantasia, Celal'in anlattığından misli ile görkemliydi. Ortasında Espresso Bar... Taze hamur işleri ve İtalyan dondurmasına ek olarak yolcuların kahkahaları ve kahve kokusu dolu Taş Piazza… Kırmızı kadife perdeler, sahne ışıkları ile süslü L’Avanguardia tiyatrosu... Neonların parıldattığı rulet masaları dolu Casinò delle Palme... 4D sinema… Tenis, basketbol, mini-golf, jogging parkuru… masaj odası ve saunası ile SPA... bu detaylı lüks içinde "büyük bir havuz da var" demeye gerek yok.
Odamız ise bir gemi kamarası değil, lüks otel odası gibiydi. Çift kişilik büyük bir yatak ve önünde yere kadar camlardan içeriye dolan okyanus manzarası. Böylesi bir şatafat beni biraz sarsmıştı; şakalaşır gibi sordum: Gemi limandan ayrılınca etrafı gezdik, birkaç kez yolumuzu kaybettik. Her şeye gülüyorduk. Hayatımda hiçbir zaman bu kadar gülmemiştim.
Kamaraya döndüğümüzde Celal sordu: Duş almak, soyunmak demekti. Stres dolu dönem başlıyordu. Planım gereği giysilerimi o banyodayken çıkaracak, bornoz ile odaya gelmesini bekleyecek, böylece çıplak görünmeyecektim. Havuza gidelim derse, bir bahane bulurdum elbet.
Celal hiç çekinmeden çırılçıplak soyundu ve çok doğal bir halde duşa girdi. Ben ise stres içinde acele ile üzerimdekileri çıkarıp, yumuşacık ve inanılmaz güzel kokan bornozu giydim. Halamın verdiği alışkanlıkla bluzumla pantalonumu katladım ve yatağa oturarak durakta otobüs bekleri gibi arkadaşımın çıkmasını beklemeye başladım. Celal aynı çıplaklıkla, ama bu kez üzerinden süzülen sular ile odaya geri döndü. Ona bakmamaya çalışsam da fark ettim: Ne kadar erkeksiydi. Ben ise bir karikatür gibiydim yanında. Kıza benzer bedenim bana öncekinden fazla acı veriyordu. Acele ile banyoya girdim ve bedenimi duşun tazyik ile akan suyuna bıraktım. Çıktığımda Celal boxer'ını giymiş ve yatağa yarı uzanmış pozisyondaydı. Beni görünce eli ile yanına gelmemi işaret etti ve "Şimdi" dedi "bu muhteşem gemide yer almayan bir servis başlıyor. Özel olarak size…" Benim için bu kadar özveride bulunmuş arkadaşımı daha fazla reddedemedim. Dikkatli şekilde bornoz ile yüz üstü yatağa uzandım ve ürkek bakire genç kız beden dili ile bornozu belime dek indirdim. O ise güçlü kolları ile kumaşı elimden çekip aldı, tek harekette sıyırarak kenara attı. Artık çıplaktım. Örtünmeye çalışsam daha fazla kız gibi görüneceğimden korktum. Tepki vermemeyi yeğledim. Ellerini omuzlarıma koyarak masaja başladığında tekniğinin benzersiz olduğunu tüm deneyimsizliğime rağmen anladım. Baskıları tam yerinde ve ideal süredeydi.
Bedenim gevşedi. Ama asıl ruhum gevşedi. Tüm vücudum cisimsiz gibi yatağa yayıldı sanki. Kendimi bıraktım. Bir süre sonra "Şimdi sırt üstü yat" dedi. Ben biraz istek, biraz da isteksizlikle bedenimi çevirdim ve yanımdaki bornozla kasıklarımı kapatmaya atıldım. O ise elimi sabırsızca itti. Kollarımı ovdu önce… sonra karnımı… elleri sırtımda olduğu gibi baskılı değildi artık. Ardından göğüslerime geldi... Ama artık yaptığı hareketler okşamaydı. Açıkça göğüslerimi ovalıyordu. Sonra birden ellerini çekti. Temasının kesilmesi ile bir an boş bir odaya atıldım gibi gelse de ses çıkartmadım. Oysa kaygım boşunaydı; çünkü bu kez dizlerimden başlamış, yukarıya doğru küçük dairesel hareketlerle ilerlemeye başlamıştı. Usta parmakları bacaklarımın içine geldiğinde elimde olmadan sertleşmiştim. Gözlerimi sıkıca kapattım. Tanrım lütfen dursun. Tanrım lütfen devam etsin. Kımıldamaya korkuyordum. Ve birden ellerini cinsel organımda hissettim. Bunu bekliyorum. İstiyordum. Bedenim hazırdı.
Yine de elini tuttum. Beynimde bir sürü fikir, bedenimdeki hislerle çatıştılar. Ayıp, ahlak, erkeklik onuru… Rahatlama, zevk, eğlence… Sonuç olarak bedenim kontrolü eline aldı, bileğini yakalamış parmaklarım gevşedi ve kendimi dokunuşlarına bıraktım. Hayatımda ilk defa birisi özel bölgelerime dokunuyordu. Hayatımda ilk defa birisi ile yakınlaşıyordum. Hayatımda ilk defa böyle bir zevk alıyordum. Dizerim birbirinden ben istemesem de ayrıldılar. Cinsel organımda kümelenmiş tutsak arzuların gün yüzüne çıkmasına olanak sağlar gibiydiler. Kendi kendime hiç veremediğim çeşitteki haz dalgaları bedenimden beynime doldular ve düşünce adlı gardiyanları tsunami gibi önlerine katıp geldikleri yere geri yolladılar. Önce karanlık ve dipsiz bir denize gömüldüm, ardından "çağlayarak" boşaldım. Böylece ilk seks deneyimimi bir erkekle, hiç bir arzu ve dostluktan başka yakınlık duymadığım en iyi ve tek arkadaşımla yaşamış oldum. Gözlerimi açtığımda Celal biraz şefkat, biraz da alaycı bir bakışla beni inceliyordu. Göz göze geldiğimizde aramızdaki arkadaşlığın hiç bir şekilde zarar görmediğini, hatta eskisinden daha dostluk ve paylaşma dolu hale geldiğini anladım. Anlaşmıştık. Ya da ben anlamıştım. Hatta farklı bir deyişle: Hiç bilmediğim, varlığından haberdar olmadığım bir doğruyu tanımıştım. Celal ise olağan hali ile yataktan kalktı ve dünyanın en normal şeyinden söz eder gibi "Sil üstünü, giyin, önce bar, sonra disco bizi bekiiyorrrrrr" diye her zamanki neşeli hali ile bağırdı. Neşesi gibi, rahatlığı da bulaşıcıydı. Kültür tarafından sıkıca örülmüş, ama artık kopmaya hazır ipliklere dönüşmüş zincirler onun bu doğal hali ile süpürüldü gitti. Hayatımda ilk kez özgürdüm. Barda bir ilk daha yaşadım… ilk kez içki/viski içtim. Sonraki ilk ise diskoydu. Aurora güvertesindeki Liquid Disco. 120 kişilik bir mekan. Oraya yaklaşırken uzaktan gelen baslar bana kelimelerle ifade edemeyeceğim bir heyecan verdi. Zevk içinde bir irkilme gibi… Disco beni basbayağı kendine çekiyordu. Benim orada olmam lazımdı. Diskoya yaklaştıkça hala bir ölçüde üzerimde kalıntıları olan sünepe halimden adım adım çıktım; hiç bilmediğim bir enerji ve kendine güven ile doldum. Bale ortamında hissettiğim zarif mutluluktan bambaşka bir duyguydu bu.
İlk kez yaşamanın -ya da Celal gibi olmanın- manasını kavrıyordum. Hayat ne kolay, ne güzel bir yerdi.
= DEVAM EDECEK =
|
| Ana Sayfa | Altar Kimdir? | Kitapları | Yazıları | İletişim |
| Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal | Copyright © 2023 - |