SEKSTE KADINLARA İTİCİ GELEN ŞEYLER

Cinsel hayatta kadınları kıran, bizden soğutan hatalar

Yazı: ALTAR BAYKAL

Pek çok erkek kadınlarla paylaştığı özel anlarda neler yapması, ya da neleri, nasıl yapması gerektiğini öğrenmeye meraklıdır. Ancak çoğumuz ne yapmamız konusuna odaklansak da, ne yapMAMAMIZ konusunu önemsemeyiz. Oysa kadınların isteğini kaçıran şeyleri yapmak, diğer yandan doğru davranışlar sergilenmiş olsa da, başarıyı önemli ölçüde azaltacaktır.

Kadınların istekleri (beklentileri) kadar, hiç de istemedikleri şeyler de genelde benzerdir. İşin asıl üzerinde durulması gerekli yanı ise kadınların istemedikleri şeyler arasındaki benzerliğin, istedikleri şeylerin benzerliğinden daha fazla olmasıdır. Yani kadın beklentileri (istekleri) kimi zaman farklılık gösterebilse de, onları strese sokan, soğutan, isteklerini kaçıran davranışlar büyük çapta aynıdır. Bu yazımda kadınları başarılı şekilde sinir etmek adına yapabileceklerimizden söz edeceğim.


Olaya en başından, giriş bölümünden başlayalım.

- Kendi başına (partner ile bağlantıyı keserek) soyunmak.

Seks öncesinde kıyafetleri doktor muayenehanesindeymiş gibi bir başına çıkartmak; dahası, onları aşırı titizlikle katlamak, askıya asmak, onun soyunması ile ilgilenmemek, kadınlarda düş kırıklığına neden olur. Seksin ilk anları kadınların henüz bizler kadar ısınamadıkları bir süreçtir; çünkü onlar geç ısınır, geç soğurlar. Bu dönemde kontağı kesmek onları soğutur.

- Tamamen soyunduktan sonra çorapları çıkartmamak.

Ayağında çoraplar olan -çoraplar spor çorabı bile olsa- çıplak erkek görüntüsünden daha gülünç bir şey olamaz. Çıplak ve çoraplı beden sadece kadına aitse seksidir. Söz konusu manzara kadının görsel olarak isteğini kaçırmaktan öte, tam olarak bütünleşmeye mesafeli olduğunuz; seks süreci bitince bir an önce kaçmaya baktığınız düşüncesini doğuracak olabilir.

- Neyi ne zaman yapacağını bilememek.

Kadınlar için seksin her dönemine ait farklı hareketler vardır. Bu sıralamaya uygun olmayan davranışlar istek kaçırır. Uvertürün öpüşme olması gereklidir örneğin. Oysa ona yakınlaştığınız anda elleri pençe gibi (hele ki can yakıcı şekilde) göğüsler ve popoyu kavramak beklenti listelerinde yer almaz. Bilindiği gibi göğüsler birer limon, eller ise limon sıkacağı değildir. (Ancak masaj olayında kimi zaman limon sıkma hareketine gerek olur, o ayrı konu.)

İlk sevişmede, özellikle güzel bir yemek sonrası istekler ve beklentiler tavan yapmışsa, her şeyi yerli yerinde yapmak (teknik davranmak) da düş kırıklığı yaratabilir. İlk seks biraz paldır küldür, biraz sabırsız, biraz çılgın, hatta biraz vahşi olabilir. Ama ilişki sayısı artınca her şeyi sırası ile yapmaya DAHA FAZLA önem vermek, biraz frene basıp teknik davranmak doğrudur.

- Sesli öpüşmek.

Sekse öpüşme ile başlamak (tabidir ki güzel bir teknikle ve doğru şekilde ) son derece "ısıtıcıdır" hatta alevlendiricidir. Ama öpüşmede şakır şukur sesler çıkartmak öpüşmenin büyüsün sıfırlayabilir. Kadınlar erkeksi beden dilinden (dokunuştan, hareketten vb.) uyarılırlar. Endişe ve tereddüt içeren davranışlar onlara "kız gibi" gelecek olabilir. Ancak bu kural ilk öpüşmede (yani sekse başlama süreci öpücüklerinde) geçerli değildir. Öpüşme, tam da kız gibi (bir şeyler arar gibi, sorar gibi) başlarsa kadınlar üzerinde daha etkin olacaktır.


Uvertür bölümünden sonra seks dönemi başlayınca fark etmeden yapılan yanlış işlerin de sayısı hayli fazla olabilir. - Hatalı sözcükler kullanmak.

Seksin en ateşli bölümünde "aşkım", "şekerim", "mucuk" benzeri feminen eğilimli sözler hoşa gitmeyebilir. Ayrıca kişiselleştirilmemiş (sıradan) sözcükleri (örneğin "bebeğim") sürekli yinelemek onu "diğerleri ile aynı" gördüğünüzü düşündürebilir. Bunun ötesinde bazı erotik kelimler kadınların hoşuna gitmemektedir ve -bence- bunlardan en önemlisi "domal"dır. Söylenecek en yerinde sözcük adıdır.

- Porn konuşmaların zamanlamasını hatalı yapmak.

Erotik konuşmalar kesinlikle uyarıcıdır. Ancak bu konuşma tarzının da kuralları vardır ve "rahat olun, içinizden geleni söyleyin" benzeri pop kültür doğrularına takılıp fazla doğaçlama yapmak doğru olmayabilir. Partnerinizin sizin kadar heyecanlanmadığı bir süreçte, onun kendi heyecanınıza paralel heyecanda olduğunu varsayıp aklını başından alacağına emin olduğunuz sözleri söylemek ters tepki yaratabilir.

- Zombi gibi sevişmek.

Misyonerdesiniz diyelim. Modern hayatta lanetlenen bu pozisyon aslında nefret edildiği kadar beter bir tarz olmayabilir. Kadınların pek çoğu bu pozisyonda -tabidir ki bu duruşa kazık çakmamak kaydı ile- genelde rahattırlar. Ayrıca bu pozisyonda yakın bir "yüz-yüzelik" durumu vardır. Ama bu pozisyonda (ve de diğer seks anlarında) yoğun zevke gömülüp bakışları camlaşmış, yüz ifadesi "katılmış" bir erkek, kadınlara önemli ölçüde yalnızlık hissettirir. Hele ki, muhteşem ereksiyon gücünüz nedeni ile uzun zamana yaymaya kararlı olduğunuz (kadınlara dişçi muayenehanesinde sıra bekler kadar boğucu gelen) pompalamanızı bir de keyif sigarası yakarak ifa etmek, partneri kaçırmanın (size "kadın kalbi" ile çok bağlı ise ruhunu örselemenin) kesin sonuç veren yoludur.

- Nefesi partnerin yüzüne üflemek.

Kadınlar erkeklerin heyecanını izlemekten uyarılırlar. Böylece kendilerini seksi bulurlar. (Kendini seksi bulan kadın, seksi bulmayandan daha rahat ve ateşlidir.) Bu yüzden bizlerin sık ve hızlı solumamız onları heyecanlandırır… ama nefesimizi yüzlerine siklon fırtınası gibi üflemiyorsak! Nefes, özellikle misyonerde partneri heyecanlandırmak için kullanılabilecek bir unsurdur. Kulak bölgesine ve boynuna meltemden biraz yüksek hızda nefes üflemek hoşa gidebilir. Ama zevke dalıp sürekli yüzüne "hohlamak" sinir oldukları bir şeydir.

- Kadın üstteyken transa geçmek.

Kadınların vajinasının bazı yerlerine (örneğin G ve A noktalarına) en çok manuel olarak erişilebilir. Ancak penis penetrasyonu da bu sonucu -çok daha az başarı ile olsa da- meydana getirebilir. Söz konusu noktaların uyarılması olduğu kadar, kadının kendine uygun baskı ve hızı da en iyi belirleyeceği pozisyon kadınların üstte olduğu pozisyonlardır. Buna rağmen onun farklı zevkler yaşayacağı bu süreç isteğini kaçıran şekle de sokulabilir.

Kadın üstte pozisyonu aşağıda sayacağım eylemlerle "partner kaybetme pozisyonu"na çevirebiliriz.
- Sigara yakıp ya da elleri baş altında birleştirip olayı lap dance izler gibi izlemek.
- Gözleri kapatıp ona hiç bakmamak.
- Kolları hazırolda gibi bedenin iki yanına uzatmak.
- Elleri pençe şeklinde popoya saplayıp kalçaları istediğimiz gibi itip-çekmek.

Bu -kadının zevki için önemli- pozisyonda göz bağlantısını kesmemek, elleri -doğru baskı ile- omuzlara koymak, ya da göğüsleri tutmak veya kalçayı yönetmeden beli sıkıca (miktar çok önemlidir) kavramak onun zevkini arttıracaktır.

- Kuru vajinayı parmaklayarak(!) ıslaklık yaratacağını sanmak.

Seksin başında, partnerinizi heyecanlandırmak ve vajinaya girişi kolaylaştırmak (bartholin bezleri salgısını başlatmak) için kuru vajinaya parmaklarını sokmak, tıpkı klitoriste olduğu gibi, sadece isteksizlik değil, acı bile var edebilir.

Vajinayı ıslatmanın yolu el ile doğrudan vajinal uyarılar değil, ön sevişme, yani öpüşme ve ayaklar dahil tüm bedeni kapsayan okşamalardır.

- Klitorisi uyarmayı bilmemek.

Klitorisin seksteki önemini öğrendikten sonra onun nasıl okşanacağı ile ilgilenmemek ve bu yüzden klitorisi "büyük iş yapıyorum" düşüncesi ile itip kakmaya koyulmak kuru vajinaya parmak sürtmekten de fazla acı, dahası, sinirsel gerginlik var edebilir. Klitoris, son derece hassas ve doğru uyarılmaya gerek duyan bir beden parçasıdır.

- Kafa itmek.

Oral sekse başlamak adına kadının başını penise itmek -mazohist eğilimli olmayan- pek çok kadına itici gelir. Oral seks başladıktan sonra itmek ise midelerini bulandırabilir. Her kadın -eğer istekle oral seks yapıyorsa, buna zorlanmamışsa- penisi kendi sınırlarına dek zaten "alır". İtmek, sadece gag reflex'e (öğürmesine) ve bu yüzden ara vermesine neden olacaktır. Kadınlar sekste ortak zevke inandıkları için onları bazı uygulamalara zorlamayı kendilerine yapılan saygısızlık olarak değerlendirebilirler. (Ancak öğürtmek BDSMde her iki taraf tarafından da çok sevilen gagging adlı oyundur.)

- Seksi (kadın bedenini) bir vajinaya indirgemek.

Erkeklerin en büyük hatalarından biri seksi vajinaya girmek sanmak ve kadınların vajinaya girildiğinde orgazm olduklarına inanmaktır. Ataerkil kültür ile beynimize köklendirilen bu inanç, kadınları sadece tatminsiz değil, mutsuz bile eder (onların ilişkideki psikolojik durumlarını son derece olumsuz etkiler). Bu yüzden olayın ilk başında beyindeki bu yanlış inancı delete edip sevişmeye başlamak büyük kazanımlar sağlayacaktır.

Kadın bedeninin her noktası ilgimizi beklemektedir; ama bu noktalardan en önemlisi klitoristir. Sekste başarılı ve aranan bir erkek olmak için klitorisin kenara atılmaması, hatta "baş tacı edilmesi" gereklidir.

- Uzun süre erect kalmaya çalışmak.

Erkeklerin ataerkil kültür nedeni ile düştükleri bir diğer önemli yanılgı kadınların uzun peneterasyon süresinden zevk aldıklarına inanmalarıdır. Oysa vajina, seksi döllemeye yönlendirmek üzere konmuş bir "ayartıcıdır". Vajina kadında sadece klitoral olarak yeterince uyarılma sonrasında devreye sanılandan kısa süre sokulması gereken bir beden parçasıdır. Bu durumda bile klitoral uyarı kesmek pek çok kadında orgazmı engeller. Bu yüzden uzun süren sertlik, kadın açısından bir üstünlük değil, itici (hatta kimi zaman ürkütücü) bir durum olarak bile algılanabilir. Kadınlar kendileri ile manuel ve oral olarak "OYNANMASI" ve değim yerinde ise "meyana getirilme" sonrasında penise (penis girişine) özlem duyarlar.

- Engel olmak.

Kadınlar baskı altında bırakılarak büyütüldükleri için -özellikle tabu olarak belletilen seks ortamında- istediklerini nadiren söyleyebilirler. Bu nedenle söz konusu istekler her zaman vokal olarak da dile getirilmez; birer hareket şekline de sergilenebilirler. Bu hareketlerin de değeri bilinmezse kadında olumsuz duygular uyanır.

Örneğin;

  • penetrasyon sırasında klitorisini okşamaya kalkan kadının elini itmek,
  • penetrasyonun en ateşli safhasında başımızı yüzüne çekip öpüşme istediğini belli edince anlamazdan gelmek,
  • saçımızı karıştırdıklarına sinir olup başı sallayarak ellerden kurtulmaya çalışmak,
  • elimizi bir yere yönlendirdiklerinde eli çekmek
kadınların isteğini azaltacaktır.

- Emretmek.

Kadınların pek çoğu sekste erkeğin yönetici olmasından hoşlanırlar. Bu durumu erkeğin kendine güvenli ve güçlü bir karakter taşıdığı şeklinde değerlendirirler. Ancak arzu ve sevecenlik temelinde egemen olmak ile, despot, hoyrat ve benmerkezli davranmak farklıdır. Partnere "Ben egemenim ne olsa, istediğimi yaparım, bundan hoşlanır" kafa yapısı ile okul müdürü ya da takım komutanı gibi emretmek, "ne istesem yapmaya mecbursun, bunu istiyorsun da…" havasında olmak, kadınların gururunu kırmak, böylece de isteğini azaltmak anlamındadır. (Sözlerim, mazohist eğilimli olmayan hanımlar hakkındadır.)

- Sevişme sırasında sorgulamak.

Hepimizin ortak arzusu partnerimize güzel anlar yaşatmaktır. Ancak güzel anları var etmek için yönlendirme arayışı kadınarın sevdiği şeylerden değildir. Bu yüzden
- İyi mi?
- Nasıl?
- Zevk alıyor musun?
- Başka pozisyon ister misin?
tipi sorular kadınların zevke dalmışlığını sıfırlayabilir.

Kadınlar seks hakkında seksten sonra, hala güzel duygular içindeyken; ya da romantizm ortamında, en azından güzel bir yemek sırasında rahatça konuşabilir, kendilerini ifade edebilirler. (İş üstündeyken ise bu planette her kültürden kadınların en çok söyledikleri (ya da söylemeyi özleyip söyleyemedikleri) söz bence "Yavaş"tır. )

Ayrıca -her kadın olmasa bile bence pek çok kadın- "Sağdan bastır, yukarı it, köşeden dolan" benzeri laflar etmeyi sevmezler. Aşırı realizm ve salt "teknik uygulama" ortamını soğutucu bulmalarının dışında, erkeği yönlendirmekten çok, yönlendirilmeyi/yönetilmeyi (tabi ki zevk alma tahtında) uyarıcı bulurlar. (Gündelik/sosyal yaşamdan söz etmiyorum tabidir ki.)


SEKS SÜRECİ SONA ERDİĞİNDE DE hatalara düşerek yaşanmış güzellikler yıpratılabilir.

- Özür dilemek.

Erken boşalmak arada yaşanabilecek bir durum olsa da, aşırı önemsenirse bir süre devam edebilir. Böyle bir sonuç yaşandığında teselli arayan bir çocuk gibi özür dilemek kadınların geneline itici gelir. Yapılacak şey ise bu durumdan etkilenmeyecek güçte bir karakterinizin olduğunu göstermektir. Yapılması gereken: Olayın üzerinde HİÇ durmamak, partnerinizin bedeni ile daha da ilgilenmeye başlamak, manuel ve oral yollardan ona PENİSİNİZLE VEREBİLECEĞİNİZDEN daha yoğun zevkler yaşatmaya koyulmaktır. Bunu gerçekleştirirseniz partneriniz büyük olasılıkla olayın üzerinde durmayacaktır.

- Sevişme sonrasında sorgulamak.

Süreç bitince partnerin orgazm olup olmadığını ona sorarak nadiren öğrenebilirsiniz. Hatta size bir tüyo: Her ne kadar canhıraş sesler çıkartmış, bedenini şekilden şekle sokup kıvranmış, saçlarını uçurmuş, dudaklarını uzatmış olsa da orgazm olamamış olabilir. Kadınlar bizlerin -partnerimizi tatmin edememe konusunda ne nahif gönüllü ruhlar olduğumuzu bildikleri için- (yok yaaa… gerçekleri konuş Altar… "Sen beni tatmin edemiyorsun" dediklerinde nasıl onlardan "Hıh, kadın soğuk" diyerek uzaklaşacağımızı bildiklerinden ) çoğunlukla orgazm olamadıklarını belli etmezler.

Bu yüzden,
- Nasıldı?
- İyi miydi?
- Geldin mi?
- Rahatladın mı?
- Mutlu musun?
benzeri kaygı yüklü sorular onlara bunaltıcı gelir.

Hele ki,
- Filancanınki (örneğin "kocanınki") benim yaptığımdan iyi mi?
- Senin ex bunları yapıyor muydu?
şeklindeki kişiselleştirilmiş sorular kadınlar üzerinde son derece olumsuz duygulara neden olurlar; çünkü bu soruları özgüven eksikliği olarak deşifre ederler.

- Orgazm sonrası sürecini iyi yönetememek.

Kadınların orgazmı bizlerden çok-çok daha güçlüdür.

Eğer becerbilirseniz (ki, sadece penis ile bu sonuca ulaşmak olanaksızdır) kadın bedeni,

  • "seri orgazm" olabilir,
  • klitoral ya da vajinal orgazm olabilir,
  • bunları peş peşe yaşayabilir.
Söz konusu süreç çok güçlü olduğu için orgazm bitince kadınlar,
  • sigara yakmak istemezler,
  • "yarım saate çıkarsam trafiğe yakalanmam" benzeri düşünceler üretmezler,
  • ertesi günkü toplantıdaki sunumu akıllarına getirmezler.
Tek istedikleri bir süre huzur içinde (tercihen sizin kollarınızda) "doğal rehabilitasyon" sürecini yaşamak, yani DİNLEMEKTİR.

- Partneri sanal olarak odadan atmak!

Fark etmeden yapılan kimi davranışlar kadınlarda odadan atılmak benzeri hisler doğurur.

Orgazm sonrası,

  • tensel teması bütünü ile keserek sigara yakmak,
  • akla gelen güncel konuları düşünmeye başlamak yüzünden gözleri tavana dikmek,
  • hemen telefonu eline alıp gelen mesajları kontrol etmek,
  • televizyonu açmak,
  • el peniste uyuklamaya başlamak,
  • özellikle anal seks sonrası tuvalete koşmak
  • çarşaftaki akıntı, kan (partner regl durumundaysa) lekelerini silmeye koyulmak
partnerinizin gelecek performansını azaltacak tutumlardır.

Orgazm sonrası yapılacak en doğru davranış kadınınıza sarılıp 10-15 dakika olsun ona odaklanmayı sürdürmek, o konuşursa konuşmak, susuyorsa susmak, böylece kendisine bir TPE bebek değil, bir insan olarak önem verdiğinizi göstermektir.

Olur-a, illaki uyumak, ya da düşünmeniz gereken bir şeye odaklanmak istiyorsanız siz onun kolları arasına girin, yüzünüzü memelerine gömün. Bu pozisyonda uyumanız, ya da gözleriniz kapalı şekilde hesap-kitap yapma, düşüme-sorun çözme mood'una girmeniz onu kırmayacak, hatta belki de mutlu edecektir.

Ana Sayfa    |    Altar Kimdir?    |    Kitapları    |    Yazıları    |    İletişim


Dizayn: Altar-Stil Team - İçerik: Altar Baykal    |    Copyright © 2023 -