SORU BAŞLIĞI
Refrakter Dönem, Performans Kaygısı ve Bir Parisli Jigolonun Öğrettiği Şey
SORU TARİHİ
02-10-2026
SORU
Seksten sonra refrakter sürenin uzun olması bir sorun mu sence çünkü benim yaklaşık 45 dk-1 saate ihtiyacım oluyor ve ikincide penisimin ereksiyonununu sürdürmekte zorlanıyorum, yaşım 31, düzenli gym e gidiyorum fakat kilo almakta zorlandığım için kardiyo yapmıyorum sence yapmalı mıyım? Geçenlerde janus sitesine girip şöyle bir baktım resmen külliyat var yıllarca soru yanıtlamışsınız, hayata bakışımı değiştirmeme sebep oldunuz emeğiniz çok büyük benim üzerimde o yüzden çok sağolun. Bu kadar dert yakınıp canınızı sıktıysam da hakkınızı helal edin, size ve ekip arkadaşlarınız için en hayırlısı ve en PE dolu senaryoları diliyorum, sevgiler :)
ALTAR'IN YANITI:
Refrakter dönem, yani 2. ereksiyon için geçen süre, hakkında neti araştırırsan bir sürü -her zamanki gibi- kaskatı ve bence kafayı bozan lafları okur moralinin içine edersin. Bizler ise pagan- okültist kafamızla her şeyin an bazında değişeceğine inanan kişileriz. Bu değişimi var eden ise juantum jump ya da "Süperpozisyonden pozitif alternatifin çöküşü" olduğunu iddia ederiz.
Sana geleyim.
1 saat bildiğim kadarı ile son derece normal. Hele ki önceden birlikte olduğun bir hanımlaysan. Süre birden uzarsa bunun anlamı hayatında canının sıkıldığıdır.
Bazıları buna mutsuzluk veya deprAsyon(!) der… bizler bunlara da inanmayız. Pek çok daha da can sıkan şeylerin nedeni canın sıkılması, yani “Ruhunun deşarj olamamasıdır”.
Bu şu demektir: Kendine uygun bir uğraşta önce heyecan duyup, sonra üretememek…
Bizler tembelliğe de inanmayız. Atıyorum, bir tembel ama futbol düşkün adama "Tuttuğun takıp dünya şampiyonluğuna oynuyor al iki bilet" de… Ama karşılaşma Bağdat'ta… Araç olarak sadece deve var”de… Bakalım deveye atlayıp koştur-koştur gider mi gitmez mi? Her şey beyin arkadaşım. Beyinde PE denen akışı bir var et… her şey an bazında değişir.
Şimdi kendinden bir olay anlatayım. Karizmayı iyi çizdiricem, ama vız gelir. Amacım, sana ve senin gereksiz kaygılarınla dolu arkadaşlara küçük bir destek vermek. Anlatacaklarım sağdan-soldan duyulan değil, reelde yaşadıklarımdır; kelime-be-kelime gerçektir.
1980 yılında bir Fransız eskort ile tanıştım. Yves. Ali Poyrazoğlu ile kalıyordu ve şarkıcı Aldo da onlarlaydı.
Adam aynı zamanda bir Parisli ve modeldi. Güzelliğini anlatacak kelime yok. Derler ya, "Allah övmüş de yaratmış". Ben yanında kamburu olmayan Quasimodo gibi kaldım.
Yakışıklı erkeklerden hiç hazzetmem, onları "sahnemi çalanlar" olarak gören bir bencilim. O tarihlerde İlknur diye de BÜlü bir arkadaşım var. Hızlı bir kız. Gitti, adama pat diye seks teklif etti… birlikte oldular… ve yaşadıklarını anlata-anlata bitirmedi.
O zamanlar ben de benzer işteyim ama portakal vitaminiyim. Gözüm yükseklerde… Dürüst olayım: Bu adamın ne yaptığını merak ettim. Ben de adama gittim, apaçık ben de seninle olmak istiyorum dedim.
Öğrenmeye hep açımdır.
Adam gerçekten İlknur'un anlattığı kadar vardı. Allah Muhammet aşkına inan, erkek bedeni beni zırnık etkilemez. Bu kadar açık anlatıyorum, kimden korkucam? "Biseksüelim" demek zor mu? Hiç değilim. Koca ayaklar, geniş omuzlar, kalın ses, sakal, kaba beden dili… Hiç hoşlanmam. Ama seks skalam, cinsel ahlak anlayışım ve seks sevgim engindir. Sonuçta erkekleri "sadece iş" olarak görsem de… adamın yaptıkları beni etkiledi.
O kadar ki iş bitince bir kez daha denemek istedim.
Adam -dikkat buyur, kendisi Parisli jigolo, görmediği şey kalmamış, Paris gibi yerde jigolo- ve ne dedi biliyor musun? "Ben 2. kez yapamam!"
İnanmadım.
Canı istemiyor ya da para istiyor, numara çekiyor dedim.
Gencim, hoşum… Ben de kendime güveniyorum. Uğraştım… Uğraştım… Bildiğim her şeyi denedim.
Başaramadım.
O da çabaladı, çabaladı… yapamadı. Yani -istese de- yapamadı.
Ez cümle: Her yiğidin kendine göre bir tarzı/yapısı vardır. Bu onun iyisi, doğrusu, doğalı ve güzelidir. Sıkıştın mı aklına "Bir kereliğim" diyebilen Parisli jigolo Yves gelsin.
Spor cinselliğe yardımcı mıdır?
Bence değildir.
Eğer spor yapmayı seviyorsan, beyninde spor yapınca daha güçlü cinselliğim olacak kalıbı varsa yardımcıdır.
Sporu pek sevmiyorsan, ama seksi seviyorsan, İnsta'dan bir uzman "Spor cinsel güç verir" dedi diye spor yapacaksan… hiç kendini yorma. Ya da sadece sağlık ve zindelik için çalış. Seks, sadece beyindir. En büyük içgüdülerdendir, o yüzden sadece beyindir. Beyninde ne varsa onu yaşarsın. Başka konularda beyni aldatabilirsin. Eğitmek adına inançlarını/zevklerini değiştirebilirsin, eğip bükebilirsin. Ama iş sekse gelince derinlerdeki kalıpların dediği olur.
Orgazm bile cinsel organlarla değil, beyinle olur. Beynini uyaramadığın birine kama sutradaki tüm teknikleri uygulasan bile sadece sinir edersin. Bilmlerdeki isteksizlerin zorlama ile kenlerinden geçme sahneleri eğer gerçek hayatta varsa, nedeni yasakların kalkmasıdır; isteksizin isteklenmesi değil.
Çok uzun yıllar önce cinsel organını kaybetmiş bir müşterim vardı. Bir diğer müşterimin estetik cerrahı kocası ile istişare ettik ve beyin ile çatır-çatır orgazm olmaya başladı. Demek istediğim şu: Seks için kendini bir şeye zorlama. Sadece rahat, ferah ve şen ol. Tekniğini geliştirmeye çabala, ama fazla bir şeye de aldırma.
Lütfen şunu unutma: Herhangi bir ilişki sonrası insanların eve/işe dönerken beyinlerindeki düşünceleri ölçecek bir alet olsa her iki tarafın da tüm güler yüzüne, inlemesine, kıvranmasına, "yine görüşelim"ine rağmen bir dolu düş kırıklığı yüklü olduğunu ortaya çıkartırdı. Yani kendini "Performansım kötüydü" diye suçlama. Kadınlar muhteşem teknikten ziyade muhteşem sıcaklıkla uyarılırlar. Bunun da tek yolu, gerçekten kadınları -her halleri ile- seven bir ruh ve özverili davranmayı seven (diğerinin kazancını, mutluluğunu, zevkini, şevkini, en az kendi kadar gözeten) bir karakterdir.
|